Sonbaharda Mısır Güzeldir. (Sonbahar 2025) Bölüm 03, Hurghada, Giftun (Fotoğraf Gezi Kültürü)
11 Kasım 2025 – Salı
Sabah yedide kalkıp hemen hazırlanıp aşağı iniyoruz. Daha erken ama Gülten’in İnternetten feyz aldığı şehir rögar kapaklarını boyayarak tişörte baskı yapma projesinin deneme çalışması var. Rögarlar çok pis, kapağı temizlemek, boya sürerek üzerine tişörtü koymak, rüzgârlı hava ve rögar kapağının iskelenin giriş kapısında olmasından dolayı kolay olmuyor. Tabii sonuç başarısız. Belki boya da kumaş boyası olmayacaktı. Neyse, bu ilk deneme, gerçi bir tişört kaldı geriye ama. Bu başarısız girişimden sonra kahvaltıya geçiyoruz. Daha erken, kimse yok etrafta ama kahvaltı hazır. Güzel bir kahvaltı yapıyoruz. Ekip bizi almaya 8:25 ‘te gelecek, daha zaman var. Resepsiyonla konuşup, biz gelene kadar bavulları koyacak yer rica ediyoruz. Hemen resepsiyonun arkasında bir oda gösteriyorlar, oraya koyuyoruz. Bu arada bizi alacak çocuk geliyor, yedi kişilik arabasına rahatça yerleşiyoruz ve bizi epey uzak olan tekneye götürüyor, kayıtlarımızı yaptırıyoruz. Güvenlik brifinginden sonra yola çıkıyoruz. Giftun “Jaza’ir Jiftün” adasına gideceğiz. %90 yunus görme garantimiz var ve bilumum renkli balıklar. Yemek içmek serbest, şimdilik keyfimiz yerinde.
Ada’ya geliyoruz. Tekne açıkta demirliyor. Tekne dediysem bizim Kadıköy, Karaköy motorlarının yarısından küçük. Bizi daha da küçük bir tekneyle kıyıdaki iskeleye getiriyorlar. Portakal Plajı.
Tekne rehberi bizi plajda bizim gruba ayrılmış yere götürüyor. Her grubun hasır gölgelikler altında halatlarla ayrılmış ayrı bir bölgesi var. Plaj ve deniz güzel görünüyor fakat tabi ki kalabalık. 1,5 saatlik serbest zamanımız var. Deniz güzel ama başka bir özelliği yok, biraz da soğuk. Yürür yürü boyu geçmiyor. Balık falan da yok. Belki sonraki adımdadır balıklar.
Bir tutam Orange Bay plaj kumu anısı.
Kum, deniz derken süre doluyor ve herkes tekrar toplaşıp ufak tekne ile asıl tekneye dönüyoruz. Yemek zamanı. Yemeğimizi yiyip yola çıkıyor ve kısa zamanda balıkları göreceğimiz yere varıyoruz. Yemeğin ardından yüzmek zor olacak fakat yapacak bir şey yok, yüzülecek. Dağıtılan şnorkel ve gözlükleri alarak atlıyoruz denize. Evet, epey değişik renklerde ve boyutlarda balıklarla beraber yüzmeye başlıyoruz. Alışmışlar sanki turistlere, rahatsız olmuyor, kaçmıyorlar. Eski bir GoPro kameram var, onunla video çekmeye çalışıyorum körlemesine. Deniz gözlüğün altına yakın gözlüğü de taksaydım keşke, artık olduğu kadar. Tabi video çektiğim için buraya koyamadım ama çok iyi çekemediysem de epey güzel balıklar var.
Yaklaşık bir saat te burada zaman geçiriyoruz. Ardından dönme zamanı geliyor. %10 ihtimal gerçek oluyor ve yunusları göremiyoruz. Olsun, Marmara ve Ege’de görüyoruz nasıl olsa.
Saat 15:30 gibi kıyıya yanaşıyoruz ve bekleyen araba ile otele dönüyoruz. Kahire’ye bu akşam gitme planımız var. Otobüs ile gece yolculuğu yapacağız. Biletleri henüz almadık. Otelde biraz zaman geçirip, akşam şehre inip yemek yemek, sonra da bilet alarak otobüse binme fikrindeyiz. Umarım doğru dürüst ve saatlerimize uygun bir otobüs buluruz.
Sivrisinekler çıkıp otelin plajında daha fazla kalamayacağımızı anlayınca, bavullarımızı alıp otelden ayrılıyoruz. Bir taksiye atlayıp Gobus firmasına gidiyoruz. Tam gece yarısı kalkacak bir otobüsten 690PE kişi başı fiyatına üst kattaki business class koltuklardan yerimizi ayırtıyoruz. Benzin, mazot ucuz olunca ulaşım fiyatları da ucuz haliyle. Biletleri alıp emanete de hepsi 200PE ‘ye bavulları da bırakınca rahatız artık. Saat 12’ye kadar zamanımız var. Yürüyerek yine Marina’ya gidiyoruz.
Hurghada sokaklarından bir anı
business class koltuklardan yerimizi ayırtıyoruz. Benzin, mazot ucuz olunca ulaşım fiyatları da ucuz haliyle. Biletleri alıp emanete de hepsi 200PE ‘ye bavulları da bırakınca rahatız artık. Saat 12’ye kadar zamanımız var. Yürüyerek yine Marina’ya gidiyoruz. Dün akşam gittiğimiz Havana Club bara gidip ikişer bira ile günün yorgunluğunu çıkartıyor ve ardından ilk gün gittiğimiz Star Fish restorana gidip o enfes balık çorbası ve sonrasında seçtiğimiz yemeklerle karnımızı doyuruyoruz.
Otobüse 1.5 saat kaldı. Yine yürüyerek istasyona gidiyoruz. Emanetten bavulları alıyor ve kalan bir saati bekleme salonunda geçiriyoruz. Otobüs zamanında kalkıyor. Üst katta ortalardayız. Koltuklar rahat, şimdiden yatık vaziyette. Benim tam yatay pozisyonda olmadan uyuyamama problemim ve günün yorgunluğunun verdiği yoğun uyku baskısı ile karman çorban, bir dalmış bir uyanık halde bir yolculuk oluyor. Belli ki yarın zor bir gün olacak.