Sonbaharda Mısır Güzeldir. (Sonbahar 2025) Bölüm 02, Luxor (Fotoğraf Gezi Kültürü)
10 Kasım 2025 – Pazartesi
Sabah 03:45 ‘te kalkıp hemen hazırlanıp aşağı iniyoruz. Bizi Luxor ’a götürecek ekip minibüsle gelmiş çoktan. Biniyor ve yola çıkıyoruz. Yaklaşık yarım saat sonra bir otele daha uğrayıp, üç Hollandalı kızı da alıyoruz ekibe. İki şoför ve sekiz kişi ile yolculuk ekibi tamamlanıyor. Yol uzun sürecek, yaklaşık beş saat. Bazen normal yollardan bazen de otobandan ilerliyoruz. Çok çorak, ağaç olmayan, kum rengi bir coğrafyadan geçiyoruz. Garip geliyor tabi. Bazen uyuklayarak, bazen etrafı seyrederek geçen uzun bir yolculuktan sonra ağaçların, yeşilliğin olduğu bir bölgeye gelince Nil ‘e ve Luxor ‘a geldiğimizi anlıyoruz. Yolda iki yerde mola veriyoruz.
Karnak giriş bileti arka yüzü
İlkinde otelin kahvaltımız yerine hazırlayıp verdiği kumanyalarımızı yiyip ikincide de 150PE ‘ye aldığımızı kahvemizi içince Luxor ‘a hazır biçimde ulaşmış oluyoruz. Luxor ’a girince minibüse bir de rehber dahil oluyor, tur boyunca bizimle beraber olacak. Rehber doğal olarak hemen konuşmaya başlıyor ancak İngilizcem zaten parlak değil bir de rehberin yoğun Arapça aksanı karışınca anlamak oldukça zorlaşıyor. İdare edeceğiz artık. İlk durak Karnak Tapınağı. Tapınağa ulaşınca rehber minibüste anlattıklarının üzerine yarım saat daha söylev verip, 25 dakika fotoğraf ve dolaşmak üzere serbest bırakıyor bizi.
Karnak giriş bileti ön yüzü
Çok kalabalık, doğru dürüst fotoğraf çekmenin mümkünü yok, artık olduğu kadar deyip çalışıyoruz. Hava çok sıcak, yazın nasıl olur bu hava diye düşünmekten kendini alamıyorsun.
Zaman dolunca dönüyor, minibüse binip ikinci adım olan Krallar Vadisine doğru yola çıkıyoruz. Ama önce Karnak Tapınağının çok etkileyici olduğunu söylemeliyim. Kısa bir süre sonra varıyoruz.
Krallar Vadisi giriş bileti arka yüzü
Bu arada giriş biletleri tura dahil. Her gittiğimiz yerde rehber çıkartıp dağıtıyor. Burada da biletlerimizi alıp giriyoruz alana. Vadide epey çok kral mezarı var. Bizim biletlerle üç tanesine giriş hakkımız var. Diğerleri ekstra ücretli. Gerçi bu sıcakta o eğimli, dik, dar kanallı, uzun ve kalabalık merdivenlerden üç tanesine inip çıkmak yetiyor. Başkasına girmiyoruz. Yine de etkileyici olduğunu söylemeliyim. Özellikle o inip çıktığımız tünellerin duvarları şahane. Kazıyarak resmen ilmek ilmek işlemişler.
Krallar Vadisi giriş bileti ön yüzü
Aynayı görünce dayanamadım. Ben Oradaydım selfisi :))
Burası için verilen 40 dakika serbest süremiz dolunca tekrar buluşma yerine dönüyoruz. Öğle yemeği vakti geldi. Rehber, acıktık ama şimdi gideceğimiz restoran çok kalabalıktır, dayanabilirseniz gideceğimiz son yere de gidip ondan sonra yiyelim teklifi mantıklı geliyor. O zaman hedefimiz Hatshepsut tapınağı. Yola çıkıyoruz. Tabii her rehberin yapması gereken önemli bir iş var ve o işi icra etme zamanı gelince de rehberimiz hemen programın arasına sıkıştırıyor doğal olarak. Standart lakırdı ile bizi en gerçek ve en uygun fiyatlı turistik eşyaların yapıldığı, satıldığı mekana götürüyor.
Tabii her şey pahalı. Biz taştan küçük bir Skarabe alıyoruz. Yani bizim dilimizde Bok böceği. Bu böcek eski Mısırlılar için kutsalmış, duvar hiyografisi ve heykellerde bol miktarda gördük burada. 20$ ‘dan 10$ ‘a düşüyor ama yine de pahalı bana göre. Üstüne de acemice ismimizi işliyorlar hiyografik olarak. Bir anımız oluyor en azından. İkram kahveleri de içip ayrılıyoruz mekandan.
Aldığımız böceğin orijinal olduğunun garantisi.
Tarihteki tek kadın Firavun olan Hatshepsut tapınağına doğru yoldayız ve çok geçmeden varıyoruz. Burada her yer araba ile gidersen birbirine çok yakın. Burası da çok etkileyici. Tapınağın etrafındaki tepelerde oldukça fazla oyuk ve mezarlar görünüyor. Aslında hava bu kadar sıcak olmayacak, zamanın da olacak, iyice gezeceksin. Bizim yaptığımız gibi vur kaç veya çek kaç işi rahatsız ediyor insanı.
Neyse, burada da bize verilen serbest zamanın sonuna gelip toplanma yerine dönüyoruz. Artık turun gezme işi bitti. Saat 14:30 oldu, acıktık ta. Yemeğe doğru yola çıktıktan az sonra yol kenarında hani o devasa heykeller var ya, Memnon Heykelleri, onları görüp duruyoruz. (Vikipedi bilgisi: Teb Nekropolü’ndeki en büyük tapınak olan III. Amenhotep Tapınağı’nda bulunan Firavun III. Amenhotep’in iki büyük taş heykeli.) Durup bir süre seyredip, fotoğraflıyoruz.
Fotoğraflarımızı çektikten sonra tekrar yola çıkıyoruz. Artık epey yorgunuz. Yemeğimizi yiyip geri döneceğiz. Rehber bizi Nil kenarında bir restorana götürüyor. Dediği doğruymuş, bu saate bizden başka yalnızca bir tur daha var, kalabalık değil, açık büfe olan zengin menüden tabaklarımızı doldurup aç olan karınlarımızı doyuruyoruz. İçeride de bir nebze olsun serinliyoruz, tabii buz gibi köpüklü sarı sudan olsa daha da serinlerdik ama yok maalesef. Yemek te tur ücretine dahil bu arada. Yemekten sonra birkaç Nil fotoğrafı çekip, rehber ile vedalaşıp geri dönüş yoluna çıkıyoruz.
Nil’de bizim İstanbul Boğazından hallice bir deniz gibi.
Hava erken kararıyor. Burada kış saati uygulaması var. İstanbul ile aynı boylamda olmasına karşılık saatler bir saat geride. Şoförler iyi. Gelirken uğradığımız dinlenme tesisine yine uğruyoruz fakat ayrılırken Gülten telefonunu masada unutuyor. Yola çıktıktan 10 veya 15 dakika sonra fark ediyoruz. Çocuklar hemen minibüsü geri döndürüyorlar mola yerine. Park edip beraber gidiyoruz kafeye, tesis çalışanlarına soruyorlar, onlar da güler yüzle bulduklarını ve korumaya aldıklarını söyleyerek geri veriyorlar. Oysa Mısırlılar hakkında İnternet ortamında hiç te iyi şeyler okumamıştık. Bugüne kadar gezerken fark ettiğimiz gibi hiç te öyle değil durum. Birkaç istisna dışında ki o da her yerde olur, hiç te yapışkan değil satıcılar. Biz insanlardan memnunuz şimdiye kadar. Kahire ‘de değişir mi durum bilmem. Neyse, telefonu bulup, rahatlayıp tekrar yola çıkıyoruz. Buranın şoförlerine de değinmek lazım. Şehir merkezlerindeki trafik karmaşasına, kornalara ve kıl payı sollama, sağlamalara karşın, şehir dışı bir o kadar güzel ve sükunet içinde. Örneğin, otobanda veya normal yolda araba bir viraja girecekse, dönüş yönünde sinyalini verip arkasındakini uyarıyor. Bizde biliyorsunuz kavşaktan dönerken veya şerit değiştirirken bile zor veriyoruz sinyali. Yolun bozuk kısmına gelirken veya trafik sıkışıklığı olduğunda istisnasız çok önceden yavaşlayıp, dörtlülerini hemen yakıyorlar. Güvenli bir sürüşleri var kısaca. O kadar yol gelip gittik ve bazı yollar çok kötü olmasına karşılık hiç rahatsız olmadık. Hoşumuza gitti. Uzun yol bitiyor, önce üç Hollandalı kızı sonra da bizi bırakıyorlar. Yukarı çıkıp, yatmadan Hamitlerin denize bakan balkonunda birer kahve ile günün kriterini yapıyoruz. Sonra yatak, keza yarın da erken kalkacağız.