Orta Asya Seyir Defteri (Yaz 2023) 8. Bölüm Kırgızistan – Çolpan Ata. (Fotoğraf Gezi Kültürü)

blog-item

13 Temmuz 2023 – Perşembe

Minibüs şoförü biraz arayarak Aquarel Guest Hause’u buluyor. Üç odadan ikisi hazır, biri değil. Sahibi kendi oturduğu binadan bir odasını vererek sorunu çözüyor. Reyan’la, Öykü’nün şansına en iyi oda da o çıkıyor. Aşağıda kahvaltı hazır. Karnımız aç zaten, hemen inip kahvaltımızı yapıyoruz. Bütün gece yolculuktan sonra yorgunuz, odalara çekilip yatıyoruz. Saat bir gibi tekrar buluşuyor, dolaşmak üzere kasaba merkezine doğru yürüyoruz.

Buraların düşük sıcaklıkta olacağını okumuştuk. Hiçte öyle değil. Taşkent gibi olmasa da epey sıcak, yürümek zor. Taksi çağırıp öyle gidiyoruz ama paramız yok. Bir döviz bürosu önünde durdurup 1 $’ı 87 SOM ’dan bozdurup 200 SOM taksi parasını öyle ödüyoruz. Burası Issık gölü kenarında, bizim küçük yazlık kasabalar gibi bir yer. Bişkek, çevre iller ve çevre ülkelerden göle girmek için gelenlerle dolu. Hediyelik eşya, deniz malzemesi ve kurutulmuş balık satan dükkân ve tezgâhlar epey var.

Dolaşıp tek tük fotoğraf çekiyoruz ama yapacak çokta bir şey yok. Biz de yedi kişilik bir taksi tutup (Bavullar olmadığından rahat sığıyoruz.) 250 SOM karşılığında “Issyk-kul” tarihi açık hava müzesine gidiyoruz. Burası bin yıldır dokunulmamış kaya resimleri, kayalar oyulmuş, yontulmuş heykellerden oluşan geniş bir açık hava müzesi.

Etraf çok ıssız. Arkada dağlar ve bozkır havası adeta o çağları yaşatıyor insana. Hoşuma gitti burası, çok fotoğraf çekiyorum. Alan çok korumasız, Türkiye’de yaşayan biri olarak o çizimlerin çok çabuk bozulacağı, deforme edileceği hissine kapılıyorum.

Epey vakit geçiriyoruz. Burası kaldığımız otelin üst taraflarında, yaklaşık iki kilometre mesafede. Bu büyülü kayaların, bozkırın içinden yürüyerek gidelim diyor ve aşağı doğru harekete geçiyoruz. Göle doğru, önümüzde enfes görsellikler, muhteşem manzaralarla yürüyoruz.

Yaklaşınca, ufak bir pazardan atıştırmalık ve bira alıp otele dönüyoruz. Akşamüstü oldu, buraya kadar gelip Issık gölüne girmeden olmaz. Mayolarımızı giyip (mayomu unuttuğum için çarşıdan almıştım bir tane) otele yakın bir yerden göle giriyoruz. Bu sıcaklıkta bile bize serin geliyor fakat aslında bu göl hiç donmazmış. Issık zaten sıcak demekmiş. Sıcak su kaynakları muhtemelen. Biraz da bulanık ama giren çok kişi var. Yelkenliler, tekneler, jetskiler falan epey büyük bir göl. Gölden sonra tekrar otele gidip akşam yemeğimizi yiyoruz. Yemekten sonra klasik bira ve sohbetimizi bahçede yapıyor, sonra bavullarımızı toparlayıp yatmaya çekiliyoruz.

Bugün 14,956 adım atmışız.

Leave a comment

Site araması

Bu Blog hakkında

Eğer sıkılmazsanız bu Bolg’da Karavan ve karavansız uzaklara yaptığımız fotoğraf ağırlıklı gezi yazılarımı izleyip, okuyacaksınız..