Güney Amerika Seyir Defteri (Yaz 2017) 17. Bölüm Paraguay (Fotoğraf Gezi Kültürü)
19 Temmuz 2017 – Çarşamba
Lazım olursa Rodrigo’nun kartı, iyi çocuktu.
Bugün Paraguay’a gidecek şekilde program yapmıştık. Bu nedenle akşam resepsiyondaki gençle konuştuk. O da birkaç yeri arayarak fiyat aldı ve uygun olanlardan birine, 250 R$ ‘a okey dedik. Sabah kahvaltıdan sonra, saat dokuz gibi arabasıyla gelip bizi alacak, Paraguay’a götürecek, akşam da beş, altı gibi geri otele getirecek.
Sabah 8:30 ‘da kahvaltıya iniyor ve iyi bir kahvaltı yapıyoruz. Dokuz gibi çocuk geliyor, arabaya doluşuyor ve yola çıkıyoruz. Paraguay, özellikle elektronik cihazlarda Güney Amerika’nın en ucuz ülkesi diye geçiyormuş. Bizim de niyetimiz denk gelirse uygun bir, iki şey almak. Buradan sonra taşımak çok sorun olmayacak. Bir otel daha değiştirip eve döneceğiz. Çok uzak olmayan sınıra geliyoruz. Ne Brezilya ne de Paraguay tarafında durdurulmadan geçiyoruz sınırdan garip biçimde. Rodrigo “çocuğun adı” bir alışveriş mağazasının otoparkına park ediyor. Dışarıda saat beşte buluşacağımız yeri gösteriyor ve bizden ayrılıyor. İlk olarak para bozdurmak niyetimiz, lazım olur. Gerçi burada her yerde Amerikan doları geçiyor. Giriyoruz bir Cambio’ya. Cambio tüm Güney Amerika’da para takas yapan yerlerin ortak adı. Ama bozmuyorlar çünkü pasaportumuzda ülkeye giriş damgası yok. Rodrigo’yu arıyoruz, geliyor sağ olsun ve bizim için bozduruyor paraları. Anı olarak az miktar Paraguay parası ve burada da geçerli ve dönünce de kullanacağımız Brezilya Real’i alıyoruz çok miktarda. Fakat Rodrigo pasaporta damga işinin alışverişte de problem olabileceğini söyleyince, yürüyerek gidip port polisten giriş damgalarını vurduruyoruz pasaportlara, zaten çok yakın sınır. Paralanınca çıkıyoruz piyasaya. Akşam dört, beşe kadar dolanıyoruz ama dişe dokunur hiçbir şey bulamıyoruz. Paraguay’ın bu sınır kasabası tamamen Brezilya’nın ucuz alışveriş yeri olmuş. Fiyatlar Türkiye’den üç, beş puan aşağıda. Almaya, taşımaya değmez. Yorumumuz bugünün boşa geçtiği yönünde. Bari bir anı alalım dedik magnet bile bulamadık, kendine özgü hiçbir şey yok. Elimizde anı olarak yalnızca bozdurduğumuz paralar kaldı. Ülkenin diğer tarafları muhtemelen farklıdır ama buraya gelmeye gerek yok, değmez.
Giriş yaptığımız için önce polisten çıkış işlemi yapıyoruz, sonra Rodrigo ile buluşup yine sorgusuz sualsiz sınırdan geçerek Brezilya’ya dönüyoruz. Otele giderken önce markete uğramasını rica ediyoruz. Marketten şarap, bira, çerez, atıştırmalık alıp dönüyoruz otele. Resepsiyona akşam için yemek sipariş ediyoruz. Yemek dün akşam yediğimizin aynısı. Yemeği yiyip lobideki şöminenin başına gidiyoruz. İyi bir peynir ve sohbetle iki şişe şarabı deviriyoruz alevlerin karşısında. Aslında yemekleri gibi gittiğimiz ülkenin şarap, bira gibi içkilerini de tatmayı seviyoruz ama bu sefer böyle olmuyor. Şaraplar iyiydi ama Şili’den, biralar da Alman kökenliydi. Neyse, bugün ki Paraguay hayal kırıklığından sonra yarın Iguazu şelalelerinin Brezilya tarafını gezeceğiz. Bu muhteşem şelale umarım bu günü telafi eder. Hadi bakalım.